7 Temmuz 2015 Salı

otizm anlamak için doğru bakış açısı zihinsel engelliler




otizm anlamak için doğru bakış açısını size ifade etmeye çalışacağım. Okuyucu olarak size basit bir soru sormak isterim. Bir evin kapısının açılması için ne yaparsınız?
  1. Kebapçıya gider kebap yerim
  2. Hamama gider terlerim
  3. Evin etrafında 3-4 defa tur atarım
  4. Olduğum yerde zıplarım
Nedense içinizden cevap şıklarında olmayan hiçbiri demek geçiyor değil mi? Kapıyı çalarım zile basarım ya da seslenip sesimi duyururum gibi bir cevap vermek istiyorsunuz. Demek ki normal şartlarda bir şeyin gerçekleşmesi için doğru metot yöntemlerin kullanılması gerekiyor.Peki bir diğer örneğimizi verelim. Gözlerinizi kapatınız. Önünüzü görmek için ne yaparsınız?
  1. Baston kullanırım
  2. Seslere göre hareket ederim
  3. Birisinin koluna girerim
  4. Etrafımdakilerden yol tarifi alırım
Bir birine oldukça yakın ve tercih edilebilecek seçenekler gibi dursa da aslında burada genellikle aklımıza gelmeyen ve şıklarda yer almayan yöntemi kullanmanız gerekiyor. Tabi ki gözlerinizi açarsınız.Öyleyse sizin bakış açınızla ve benim soru sorarken kullandığım bakış açısının aynı paralellikte olması ve bir birini desteklemesi gerekmektedir. Benim sorum çok tutarsız olabilir. Bunun sonucunda birden fazla doğru cevap verilebilir. Ben her ne kadar itiraz edecek olsam da bu verilecek cevapların doğruluğunu değiştirmeyecektir.
Şimdi bir başka şekilde bir ifade edelim. Farklı olmak anlaşılmaz olmak değildir. Sadece doğru açıdan bakmayı gerektirmektedir. Bu da zaman ve emek ister.Bu özel eğitimin temelini / anlayışını bana göre özetliyor. Otizmli, bireylerin rehabilitasyon süreçleri izlendiğinde anlaşılıyor ki biz onlarla aynı frekansta değiliz. Bu da şu anlama gelmektedir. Bize göre onlar otistik ve zihinsel engelli, onlara göre de tabi ki biz otistik ya da zihinsel engelliyiz. Aramızda ki tek fark onlar bizim yaşayışımıza müdahale etmiyor. Ancak biz onların dünyalarının normal olmadığını varsayıp kendimizce normal varsaydığımız dünyamıza adapte etmeye çalışıyoruz.
Düşünün, eğer onlar bizim için aynı şeyi yapmaya kalksalar, bizi kendi dünyalarına adapte etmeye çalışıyor olsalardı bizim ne kadar hoşumuza gider ve bunda ısrarcı davrandıklarında tepkimiz nasıl olurdu? Tek taraflı bir özel eğitimsadece bireyin bizi anlamasına yardımcı olacaktır. Oysaki aynı paralellikte bizimde onu anlamamız gerekiyor ki aramızda bir etkileşim ve bilgi akışı bulunsun. Aksi taktirde özel eğitim sürecindeki bir bireyi tek başına hem bizi anlaması hem kendini anlaması hem de kendini bize anlatması gibi bir sürece sokarız ki böyle bir zorlama onu çileden çıkartmaya yeterli olacaktır.
Bazen düşünüyorum, belki ters bir düşünce ancak, zihinsel engelli, otistik, down sendromlu bireylerin hayata bakışlarını anlamak için, mesela otistik birisi gibi şarkı söyleyebilsem, zihinsel engelli gibi hayata bakışım olsa o pencereden bakabilsem belki de iletişim boyutumuz bu kadar uçurumun kenarında olmayacaktır.Tekrar etmek istedim :
"Farklı olmak (Bir şeyin farklı olması) onu anlaşılmaz kılmaz. Sadece ona doğru açıdan bakmayı gerektirmektedir. Bu da zaman ve emek ister." Öyleyse bakış açınızı değiştirin..!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder